Başlangıç TEOLOJİ VE TARİH Brahmanizm BRAHMANİZM

Warning: Parameter 1 to plgContentAlphacontent::onAfterDisplayTitle() expected to be a reference, value given in /home/jroxemaa/public_html/eastmedicine.net/libraries/joomla/event/event.php on line 67

PostHeaderIcon BRAHMANİZM

BRAHMANİZM

Brahman kelimesi ile Veda’larda karşılaşılmıştır. Vedalarda Brahmin yazmaktadır. Modern teolojide Brahmin dini değil Brahmanizm denmektedir.

Brahman kelimesi Sanskritçe’de Brahmana kelimesinden gelmektedir. “Brah” kelime kökü: “Büyüme, yayılma, destekleme, övgü, dua, Allah’a teslim olma” anlamlarına gelir.

Brahman kelimesi Hint medeniyetinde birkaç farklı anlamda kullanılmıştır: Bu, birtakım metinlere isim olarak verilmiştir:

Birinci anlam, Mantra, dua ve ilahi okuma manasınadır ki bunların fonksiyonları, Hint medeniyetine göre tanrıları etkileme ve onlarla iletişim kurmadır. Brahmana kelimesi aynı zamanda bir edebiyat usulü olarak da kullanılır.

İkinci anlam; Vedalarda Brahman/brahmin din adamının ismi olarak kullanılmıştır. Dua eden anlamına gelir. Eski dinî metinlerde şairler için de Brahman ismi kullanılırdı.

Üçüncü anlam olarak (Brahmana’dan) Brahmanizm dininin ismi buradan gelmektedir. Çünkü Brahmanizm’de tanrının birinin ismi Brahman’dı. Ve o Şiva ve Vişnu ile birlikte panteonun başında dururlardı.  

Dinin ortaya çıkması, -aşağı yukarı- milattan 1000 sene öncesine aittir. Veda dini kaybolduktan sonra yerine Brahmanizm gelir. Bazı ilim adamları da Brahmanizm’in Veda’nın devamı olduğunu iddia ediyorlar.

Milattan 1000 sene önce Ari toplumu bütün Hindistan’ı işgal etmiş ve ana toplum olan hakiki Hindistan ırkı olan Dravitlerle karışarak yeni bir toplum oluşturmuştur. Oluşan bu yeni toplum Brahmanizm’in meydana çıkmasının sebeplerinden birisidir. Brahmanizm dininin meydana çıkmasının diğer bir sebebi de toplumun devletçiliği inşa etmesidir. Toplum daha kompleks, daha organize olmuştur. Oluşan bu yeni toplumda Veda dini toplumun ihtiyacını karşılayamaz olmuştu. Ve yeni bir dine ihtiyaç ortaya çıktı. Yeni oluşan şartlar Brahmanizm dininin doğmasına zemin hazırlamış oldu. Bu her tarihçinin kabul ettiği bir teoridir. 

Brahmanizm dininin tarih sahnesinden çekilmesi ve Budizm dininin ortaya çıkması M.ö. 600 senelerinde olmuştur.     

Brahmanizm’in temellerinden birisi; “doğayı canlandırma”, yani belli doğa olaylarına (yıldırım, ateş, yağmur gibi olaylara) isim takmadır. Kısaca her bir doğa olayını tanrıya izafe etmedir. Aynı zamanda doğa olaylarının her biri bir tanrı tarafından idare edilir. Yıldırım tanrısı, ateş tanrısı, yağmur tanrısı gibi…

Brahmanizm dininin getirdiği yeni anlayışlardan biri de “yeniden canlanma” (reenkarnasyon) fikridir. Brahmanizm’de yeniden canlanmadan kastedilen; insanın nefsidir, ruhu değildir. Yani,  reenkarnasyon nefse aittir. Brahmanizm’de “Allah’ın ruhu” kavramı ilk defa ortaya çıkmıştır. Ama maalesef Brahmanizm bu konuyu kavrayamamıştır.

Hint medeniyetinde yeniden canlanmada (reenkarnasyonda) canlının nefsinin yeni bir bedene geçişi söz konusudur. Bu geçişle Karma gerçekleşir. Karma; ölümden sonra oluşan reenkarnasyon şartlarının kişinin hayatta yaptıklarına göre şekillenmesidir.

Toplum eski Hint medeniyetinde Varna’lara bölünmüştür. Her bir Varna’ya ait yaşam kuralları vardır. Bu da Dharma’dır. Yani bir Varna içinde yaşama, Varna’nın üyesi olma Dharma’nın kurallarını yerine getirmeye bağlıdır. Kim Dharma’ya uygun yaşarsa yüksek mertebelere çıkar, kim de Dharma’ya uygun yaşamazsa daha düşük mertebelerde kalır.

Hayatını iyilik yaparak geçiren her bir insan, iman sahibi ise Dharma’sı iyidir ve reenkarnasyon sırasında onun nefsi daha yüksek mertebelere çıkar. Yani yüksek makamlara ulaşır, devlet adamı olabilir. Hayatını düzgün yaşamayan insanlar imanlı değilse Dharma’sı kötüdür ve reenkarnasyon sırasında onun nefsi sosyal mertebe olarak daha aşağıya düşer; köle olur, katil olur, hatta böcek ya da bitki mertebesine kadar inebilir. 

Dharma kuralları, tanrı Brahma tarafından topluma verilmiştir. Böylelikle toplum Varna’lara bölünmüş ve daha kompleks hale getirilmiştir. Ve din adamları Brahmanlar da bu kuralları (Dharma kurallarını) korumakla görevlidirler.   

Brahmanizm döneminde dinî edebiyat çok gelişmiştir. 3 tür dinî edebiyat usulü bilinmekteydi. Bunlar; Brahmana, Aranyak Upanişad’dır. Bunlarda din kuralları incelenmiştir. Toplumun kuralları ve kanunları yazılmıştır. İbadet şekilleri, doğrular, yanlışlar bu dinî metinlerde belirlenmiş ve toplumun uyması istenmiştir. Aynı zamanda da bu metinlerde çok yüksek ve kompleks felsefe ve din olayları incelenmiştir.        

Brahmanizm’in Tanrıları:

Brahma: Evrensel yaratıcısı ve onun sembolüdür.

Vişnu: Yenileştirici (Evrensel yaratıcının ilk olarak yarattığını yenileştirici)

Şiva: Evrensel yok edici

Bu üç tanrı, Brahmanizm panteonunun başında dururlar. Ve her şeyden sorumludurlar. İkonografide bunlar üç yüzlü bir insan şeklinde tasvir edilirler. Bir grup teologa göre, Brahmanizm’in tanrıları 300’e kadar çıkmaktadır.

Brahmanizm dininin özellikleri şunlardır:

1-Çok tanrı (politeizm)

(Aynı anda animistik ve totemistik fikir ve düşünceleri de korumaktaydılar.)

2-Ölü ataların ruhlarına tapma

3-Brahman, toplumun hem din hem de hayat kuralları açısından en yüksek mertebesidir.

4-İdare bölünmesi; İman idaresi Brahmanlara, devlet idaresi ise padişaha aittir. Yani din adamları devlet işlerine karışmazlardı ama manevî lider olmuşlardır.

Brahmanizm’de ibadete çok önem verirler. İbadetlerin de iki türlüsü çok geniş kullanılmaktadır: Kurban etme, ölü ataların ruhlarına hediye getirme… Kurban etme ibadeti tanrılara aittir.

Brahmanizm dininde, insanların çok güzel dua ettiği takdirde tanrının onun dileğini yerine getireceği inancı vardır. Çünkü duanın tanrıyı beslediği düşünülürdü. Toplumdaki başka bir anlayış da temizlik anlayışıdır. Bu temizlik hem dinî hem de nefsî temizlik anlamına gelir. Temizlik (abdest kaçması) kaybedildiği anda çok ağır ritüeller vardır. İnsan, ancak Brahmanlar vasıtasıyla temizlenebilirdi. Brahmanizm de başka bir düşünceye göre, insanlar ancak temiz olduğu sürece mucize ve keramet sahibi olurdu. Böylelikle de çok karmaşık ve Brahman tarafından yapılmış katı Dharma kurallarından; asketizmi sağlayarak reenkarnasyonun daha kaliteli olmasını ve sonunda yeniden canlanmadan kurtulmayı garanti ederlerdi.

Brahmanizm’de dinî-felsefî sistem içinde 2 anlayış vardır.

Sansara: Eski Hint medeniyetinde şöyle bir fikir vardır: Her canlı nefis taşıdığından dolayı akrabadır. Ve bu akrabalık üzerinden her canlı başka bir forma geçebilir. Tanrılığa dahi geçebilir. Hiçbir şey kaybolmaz anlayışı önemliydi. Yani yenilenme ve kaybolma, hakiki eşyayı etkilemez. (Sadece dış zarfı titreme haline getirebilir.) Böylelikle ölüm, sadece hayatın devamına bir geçiş olur. Sansara anlayışının Hint medeniyeti açısından ideal anlamı şudur: Bir taraftan manevî olarak yükseliş, öbür taraftan da maddî varlıklardan çekilme…

Karma anlayışı: Geniş anlamıyla Karma, bütün hayat boyunca bir canlının yaptığı hareketler ve o hareketlerin sonucudur. Hareketler ve sonuçları kişinin yeniden canlanmasını karakterize ederler. Dar anlamıyla Karma; yapılmış olan hareketlerin şu andaki ve gelecekteki hayatın kalitesini belirtir.

Brahmanizm şu anda Hindistan fonksiyonel olan dinlerden biridir. Bu dinin taliplileri başka ülkelerde de yaşar. Hint kültürü ile Brahmanizm birbirine çok etkilemiştir: Hem edebiyatta hem ilim kollarında hem de toplum hayatında… Brahmanizm dininden Hindistan’da başka dinler de meydana gelmiştir. Budizm, Djaynizm (Caynizm), Neo-Hinduizm gibi…

Hint felsefesi tamamen Brahmanizm anlayışı üzerine kurulmuştur.  Brahmanizm döneminde bugünkü Hint medeniyetinin temelleri atılmıştır.

Brahmanizm dininin bitmesinin birkaç sebebi vardır. Birincisi, Brahman Varna’sının çok yobazlaştırılması ve moralin çökmesidir.  Diğer sebep ibadetin insan tarafından yapılması mümkün değildir. Mutlaka Brahman’ın katılması gerekiyordu. Bu da sonunda yeni bir dini meydana getirdi: Budizm…

 

Doğu tıbbın uzmanı

Vladımır Uzun

 
Banner