Başlangıç ÇİN TIBBI Çin natür felsefesi Qi enerjisi teorisi

Warning: Parameter 1 to plgContentAlphacontent::onAfterDisplayTitle() expected to be a reference, value given in /home/jroxemaa/public_html/eastmedicine.net/libraries/joomla/event/event.php on line 67

PostHeaderIcon Qi enerjisi teorisi

Qi Enerjisi

 

“Tüm var olan varlıklar, Qi’nin, Gökyüzü’nün ve Yeryüzünün yardımı ile doğal olararak dünyaya gelirler. Tüm var olan varlıklar kendi içeriğinde İn’i taşırlar ve Yang’ın kucaklarlar ve Qi’nin ortaya çıkışı  esnasında armoni(uyumluluk) doğar.”

“long heng”  Wang Chong (M.S.  27–97 yılları)

Çin felsefesinde “Qi enerjisi” kavramı herkes tarafından kabul edilmiştir ve oluşumun başlangıç safhasında Evren ’i teşkil eden, sıfatsız ilk madde olarak izah edilmiştir. Qi Enerjisi şöyle adlandırılır:

  • Kaos (hong dong)
  • Ulu, büyük sınır (tai jii)
  • Büyük birlik, birleşme (tai i)
  • Büyük başlangıç (tai chu)
  • Büyük boşluk (tai xu)

Qi enerjisini anlayabilmek için başlangıç kavramları olan  Yang, Yin ve beş elementten (U-sin) bahsetmek gerekir.    

Qi terimi, felsefe kategorisi terimi olarak M.Ö. 4. yüzyıl’da ortaya çıkmıştır ve klasik metinlerde “Guang Ji”, “Meng Ji” olarak yer almaktadır. Kronolojik sıraya göre “Guo Yu” felsefe eserlerinin (M.O. 5. yüzyıl) “Qi” ile ilgili metinleri çerçevesinde yer alan ve ilk defa yazılan bilgiler M.O. 8. yüzyıl’a  ait olarak tespit edilmişlerdir. 

         “Zhou çarlığının yüksek unvan sahibi bir memuru olan Bo-Yang-Fu, yeryüzünde meydana gelen depremleri, Gökyüzü ile Yeryüzü arasındaki karşılıklı Qi ilişkilerinin armoni (uyumluluk) bozukluğu olarak açıklıyor.” 

                                                                                                                                                                     “Guo Yu”

Daha sonraları (M.Ö.4. yüzyıl), “Dao-Die-Jing” isimli felsefe eserleri metinlerinde Qi enerjı terimi, “varlıkların karanlıklarını delen” tek töz (sübstansiyon) başlangıcı olarak sunulmuştur. Yoğunlaşma ve seyrekleşme neticesinde, Qi ‘nin belirli nesnelere dönüştüğü kavramı, Çin felsefesinde ilk defa “Chang chi” eserinde açıklanmış olup, hayatın ve ölümün eş anlamı olarak ifade edilmiştir. Bu eserde, “yoğunlaşmaların ve seyrekleşmelerin, çıkışların ve inişlerin “pnevma tözünün” (sübstansiyon) psikolojik-duygusal bütünlünlüğünden kaynaklanmış olduğu belirtilmektedir.

“Tso-zhuang-yi” ( M.Ö. 4. yüzyıl) eseri metinlerinde, insan duyularının ve hislerinin kendiklerinden değil, Qi ‘nin iradesiyle meydana geldikleri ifade edimiştir. “Zhuang chi’ makalesinde, Qi Enerjisinin manevi özü, “lin-qi” (canlanmış pnevma, manevî başlangıç, akıl, Allah’ın gücü anlamlarına gelir) olarak ifade edilmiştir. Qi Enerjisinin yeri kalp içindedir ve tüm psikolojimizde bulunur.

 “Kuang ki” metinlerinde Qi enerjisi terimi, nefsi kapsayan, kendiliğinden gelip gidebilen ve aynı zamanda Dao diyalektik sıfatlarını taşıyan olarak gösterilir. Qi enerjisi  o kadar küçüktür ki içinde “her hangi bir iç içeriği yoktur” denebilir ve aynı zamanda o, o kadar büyüktür ki onun için her hangi bir “dış görünüş” düşünülemez. (Zhuang chi,  49. bölümü).

         “Si-Gi-Zhuang-Yi” metinlerinde (M.Ö. 4. yüzyıl), Qi enerjisi anlamı, başka bir terimle, “Ching” terimi (tohum, tohumun nefsi), ile birleştirilmiştir. “Tao Tieh Ching” kitabında Qi Enerjisi, “Tao Doğuşu” olarak adlandırılmıştır. “Guang ji” metninde ise, Qi Enerjisinin açıklaması, “canlı olanları yaratan başlangıç” (şen) olarak yapılmıştır.

“Tohumlanmış olan ince-zarif pnevma (Jing Qi), erkeksel ve kadınsal başlangıç sayesinde tohum bağlayarak varlıkları oluşturur”.

                                                        “Guang ji”

 “İlk başlangıç pnevması” (yuan qi), terim olarak ilk defa  “Ho Huang ki” (M.Ö. 4) metinleri tarafından veya filozof Tung-Zhong-Shu (M.Ö. 2. yüzyıl) tarafından dile getirilmiştir. Gökyüzü ve Yeryüzünü yaratan “yuan qi” dir. İnsanın ana babasından aldığı özellikler, ilk başlangıç pnevnasının (yuan qi) aynısıdır.

Tung”Huai- Nang-Tsi” (M.Ö. 200) metinlerinde, Qi Enerjisi, kozmolojik ve antropolojik bir anlam kazanmıştır ve aynı zamanda nefsi ve tohumu (madde, beden) kapsar ve her şey - etrafımızı dolduran tüm varlıklar”- onda birleşir.

                 Filozof Vang Chong (M.S.100) Qi oluşumunu nefsin başlangıcı, (sheng qi) olarak yorumluyor, pnevmanın yoğunlaşmasını ve seyrekleşmesini ise, buzun oluşumu ve erimesi ile karşılaştırıyor. Nefs pnevması insanı doğuruyor (yoğunlaşma), daha sonra ölümü ile tekrar “ona” dönüyor (seyrekleşme).

 Vang Chong,  sheng qi” kavramını “ilk başlangıç pnevmasının” eş anlamı olarak yorumluyor ve onda (bulanık ve temiz olarak) “bölünme olmadığını” yazıyor.

Filozof Vang Su (M.S. 300), uzay mantığı şemasında “ilk başlangıç plevnası” ile “Büyük birlik” (Tai Yi) kavramlarını eşit olarak görüyor. Taoist Cheng-Suan-Ying  (M.S. 700) ise, “ilk başlangıç plevnası” nı uzay genetiğinin “Büyük Başlangıcı” (Thai Chu) olarak tanımlıyor.

                Filozof Chang Tsai (M.S. 1100) ise,  “Pnevmanın” yok olmadığını, yoğunlaşma ve seyrekleşme teşkil ettiğini, geçici “şekiller” (xing) ve “simalar” (hsiang) oluşturduğunu ifade etmiştir.  Filozof Chang Tsai (M.S. 1100) Qi tanımlamasını, “U Chi” – “sonsuzluk”, Tai Ji “yaşam yokluğunun sınırı” –ve “Büyük boşluk”  Tai Xu ile bağlantılandırıyor.

         Böylece bu terim geniş anlamda çok büyük önem kazanarak, ontolojik açıdan, doğal felsefe açısından ve uzaysal açıdan sorunların izah edilmesini sağlıyor.    

Filozof Cheng İ (M.S. 1100), Zhang Zai’dan farklı olarak, prensiplerin tahrip olması nedeniyle Qi ‘nin yok olma imkânlarının mevcut olduğu fikrini savunuyor.

Filozof Zhu Xi (M.S. 1200) ise, Qi enerjisinin sonsuza kadar var olacağı fikrinde ısrar ediyor.

Filozof Wang-Yang-Ming (M.S. 1500–1600), Li ve Qi ‘yi bölünmesi mümkün olmayan birlik olarak yorumluyor. Qi’yi (nefs) ve “Ching”‘i (tohum) olarak bir bütün halinde yorumluyor. 

         Filozof Wang Chuang –Shang’e göre (M.S. 1700), Qi Enerjisi kavramıyla her hangi bir şeyi “görme” veya “görememe” durumu ortaya çıkar.  Filozof Yang Fu (M.S.1900),  feza (Yi Tai)’yı Qi ‘nin en temiz bir şekilde adı olarak izah ediyor.

Çağdaş filozof Feng You Lahg (20 yy), Qi’yi şeklin tamamen yok olmasına yol açan veya korelatif “Qi”, veya “Li” prensibi veya sonsuz yokluk “U Ji”, veya “yokluğun (yok olmanın) sınırına” eşdeğer olan Platon-Aristoteles maddesi olarak tanımlıyor.   

         Yayınlanan tüm sözlüklerin en iyilerinden olan “Büyük Rus-Çin Sözlüğü”, (Moskova, 1984) Qi teriminin tercümesinde yaklaşık olarak otuz anlam veriyor. Bunların arasında temel anlamlar arasında , “feza, atmosfer, gaz, hava, soluma, huy, nefs, istidat, enerji, yaşam gücü, madde” gibi anlamlar dikkat çekiyor. Meşhur Rus sinolog A.İ.Kobsev Qi terimini “pneuma” olarak tercüme ediyor.

        Qi teriminin etimolojik anlamı “kaynayan kurbanlık pirinç”in üzerindeki buhardır”. Qi teriminin genel tanımlama sınırları üç ana düşünce seviyesine bölünmektedir:

1.uzay mantığı

2.antropoloji mantığı

3.psikoloji mantığı.

Birinci durumda Qi terimi Evrenin üniversal tözüdür veya tamamen maddî bir şeydir, var olan varlıktır.

İkinci durumda ise, Avrupa felsefesinde “yaşam ve hayvansal” nefislere benzeyen ve insanın bedeninde kan dolaşımı ile birleşen maddi tözdür ki bunlar jing (tohumsal nefs) ve şen (ruh) durumuna kadar yükselme kabiliyetine sahiptirler.

Üçüncü durumda ise, Qi Enerjisi psikolojik merkezde bulunur ki bu kalptir (Xin) ve kalbi yöneten iradedir (Zhi). Qi enerjisi aynı zamanda bizim duygularımızı da yönetir.

         Kadîm Çin tıbbında Qi tanımlamasına, aşağıdaki anlayışlar dâhildir ki Qi:

Hayati faaliyetleri düzenleyen mikro madde tözüdür;

Akciğerlerin, karaciğerin v.b. organ fonksiyonlarının fonksiyonel başlangıcıdır.

Qi tözü - temiz Qi, kirlenmiş Qi ve gıda maddelerinde Qi olarak bölünür.

Fonksiyonel Qi aşağıda belirtilen şekilde farklılık göstermektedir:

—Ebeveynlerden ırsi olarak geçen ve bütün hayat boyunca sarf edilen, örneğin dişlerin çıkması, gelişmesi ve değişmesine yol açan Qi doğal tözüdür;

—Yemeğin işlenmesinden sonra gıda maddelerinin oluşma neticesi Qi tözü elde edilmektir. Bu çok önemli bir durumdur ve bu nedenle doğuştan itibaren yaşın artması ile birlikte beslenmenin daha tam ve daha değerli olması gereklidir.

Tüm Qi ‘lerin arasındaki bağlantı, tüm organizmanın genel Qi ‘sini oluşturur.

Qi  bedenin köküdür ve  şayet “o” ölürse, insan ölürÇin ana sözü.

Qi’nin bu özelliklerini değerlendiren Çin tıbbı Qi ‘yi çeşitli alanlarda benimsemiştir:

—İnsanın organizmasının içinde akan ve gıda maddesi içeren çeşitli tözler. Geleneksel Çin tıbbi teorisinde bu töz, beslenme Qi ‘si terimi olarak kullanılır.

—İç organların fonksiyonları ve aktifliği ve organizmanın yapısı – örneğin her bir organın Qi ‘si, meridyenlerin Qi ‘si, v.b.

Organizma içindeki patolojik değişiklikler ve fonksiyonel bozukluklar ile ilgili kullanılan bu terim şu şekilde ifade ediliyor: örneğin karın boşluğunda Qi ‘nin yükselmesi.

Organizmada şu farklı tür Qi ‘ler mevcuttur:

İlkel Qi  (Yuan Qi): insanın fonksiyonel aktifliği anlamını taşır. Yuan Qi sayesinde insan organizmasının tüm iç organlarının normal çalışması sağlanır. Yuan Qi ne kadar güçlü ise insan o kadar daha az hastalanır ve o kadar fazla bedensel ve aklî işler icra eder.

Solunum Qi ‘si (Zong Qi): Akciğerlerin içinde üretilir, solunum hareketlerini, kalbin çalışmasını ve kan dolaşımı fonksiyonlarını temin eder.

Beslenme Qi ‘si (Ying Qi): Hazım vasıtası ile oluşur. Yemekten oluşan en küçük besin maddeleri dalaktan ve mideden akciğerlere yükselerek giderler, oradan kanın içine girerler ve onun yenilenmesine yardımcı olurlar ve kanla birlikte hareket ederek, organizmanın tüm kısımlarını beslerler.

Koruyucu Qi ‘si (Wei Qi) : kan taşıyan damarların dışına yayılır. Akciğerler tarafından kontrol edilir. Temel görevi, cilt ve kaslarda dolaşarak, dış hastalık faktörlerinin organizmaya girmesini engelleyerek, organizmaya koruyucu güçler oluşturur.

Qi ‘nin kökenini ve yayılmasını değerlendirirken, onun beş temel fonksiyon icra ettiği sonucuna varmamız gerekir.

Birinci fonksiyonu  - hareket eden güçlerdir. Organizmanın büyümesi ve gelişmesi, yani organların, kanalların, kan dolaşımının, fluidlerin taşınması şeklinde fizyolojik dönüşüm süreçleri Qi tarafından teşvik edilirler. Şayet Qi yetersiz ise, insan organizmasının hareket fonksiyonları azalır, organizmanın büyümesi ve gelişmesi gecikir, organların ve kanalların potansiyeli azalır. Çeşitli patolojik değişikliklerin meydana gelmesi mümkünleşir: kan dolaşımının yavaşlaması, sıvı atımının durması v.b.

İkinci fonksiyonu – ısınma fonksiyonudur. Bu, organizmanın beden ısı derecesini düzenleme kabiliyetidir. Şayet organizmanın Qi ısınma fonksiyonu sürekli ve istikrarlı değilse, o ısı düzenleme kabiliyetini kaybeder, onda soğuğa karşı aşırı üşüme ve ağrı hissi ortaya çıkar, dokunma neticesi el ve ayakları soğuk olduğu hissi görülür v.b.

Üçüncü koruyucu fonksiyonu  - Qi bu fonksiyon sayesinde insanın bedenini dış patojen faktörlerine karşı korur. “Hararetli hastalıkları değerlendirme” bölümünün “Basit sorular” kısmında (Piy je bin lun) şöyle deniliyor : “Kötülük taşıyıcısının yaklaşması esnasında Qi gerekli olan boşluktur. Burada söz konusu olan Qi koruyucu fonksiyon ifa eder. Şayet koruyucu fonksiyon azalır ve zarar verici (kötülük taşıyıcı) bedenin içine girmeyi başarırsa, böyle bir durumda insan hastalanır. Hastalık süreci içinde sağlıklı ve yararlı olan Qi (Çjen Qi) sürekli artar ve kusura karşı etkisi yükselir. Sağlıklı Qi ‘nin zararlı Qi üzerinde galibiyeti, meydana gelen patojen faktörlerinin imha edilmesine ve organizmanın sağlık durumuna kavuşmasına yardımcı olur.

         Dördüncü kontrol fonksiyonu.  Qi ‘nin kontrol fonksiyonu kan akımının düzenlenmesini sağlar, kanın kan damarları sınırlarının dışına çıkmasına izin vermez, ter ve idrar akımı hareketini düzenler, onların normal akışlarını sağlar, zarar meydana gelmesine müsaade etmeyerek tohum sıvısının kontrolünü gerçekleştirir. Kan ile ilgili Qi ‘nin hareket ve kontrol fonksiyonu, bir taraftan onun hareketini teşvik etme kabiliyetine sahiptir, diğer yandan ise kanın yayılmasını kontrol eder. Qi ‘nin eksikliği, hareket güçlerinin azalmasına, durma durumuna kadar kan dolaşımı bozukluklarına yol açar, Qi ‘nin yetersizliği ise kontrol fonksiyonlarının zayıflamasına ve hafif şekilde kanamalara kadar götürür.

Beşinci dönüşüm fonksiyonu. Burada, Jing Qi, fluidlerin ve kanın karşılıklı olarak dönüşümü söz konusu olduğunu belirtmemiz gerekiyor. “İn ve Yan büyüğe uygundur” bölümünün “Basit Sorular” kısmındaki metinlerde: “Jing Qi ‘ye dönüşür”- denmektedir. Bu bölüm ile ilgili Van Bin tarafından yapılan yorumlamalar şöyledir: Qi dönüşümü Tszin doğuşudur, tat - lezzet harmonisi ise bedenin büyümesidir. Alıntılar - Jing ve Qi arasında karşılıklı dönüşüm ilişkisi mevcut olduğunu gösteriyorlar. ”Lin Lan (ilaçlar) için gizli veriler”(“Lin Lan mi dyan lu”) bölümünün “Basit sorular” kısmının metinleri içinde şu bilgiler veriliyor : “İdrar kesesi “bedendeki ilçe ve illeri” yönetir, onun içinde çeşitli sıvılar toplanır, Qi ise onların dışarı atılmasına imkân verir”. Bu alıntıda Qi ‘nin dönüşümü ifadesinden, idrar kesesinin idrar atma fonksiyonu anlaşılır.

Bazı kendi ifade şekillerinde farklılık olmasına rağmen, kullanılmaları esnasında tüm beş fonksiyon birleşirler. Geleneksel Çin tıbbındaki tasavvurlara göre, Qi ‘nin organizmada dolaşımı, insan hayatının temelidir. Bu dolaşımın bozulması durumunda, çeşitli hastalıklar ortaya çıkar.

Aşağıdaki tabloda, Qi teorisine göre insanın organizmasında Qi enerji dolaşımı takip edilebilir. Bu hususta bilgilerin klinik uygulamalar için çok büyük önemi vardır.

İç biyolojik saat (enerji dolaşımının büyük dairesi)

 Meridyen Azami enerji geriliminin saatleriAsgari enerji geriliminin saatleri
 MeridyenAzami enerji geriliminin saatleri
Asgari enerji geriliminin saatleri
 Akciğerler 03 – 05 15 – 17 İdrar kesesi 15 – 17 03 – 05
 Kalın bağırsak 05 – 07 17 – 19 Böbrekler 17 – 19 05 – 07
 Mide 07 – 09 19  -21
 Perikard 19 – 21 07 – 09
 Dalak  09 – 11 21 – 23 Üç ısıtıcı 21 – 23 09 –11
 Kalp 11 – 13  23 - 01
 Safra kesesi 23 – 01 11 – 13
 İnce bağırsak 13 – 15 01 – 03 Karaciğer 01 – 03 13 – 15

    Qi enerjisi kavramı, Çinlilerin -  umumî feza boşluğunda karşılıklı etkileri ve güç sızmaları ile insan ve uzayın Dünya ile bir bütün olduğunu - kolay bir şekilde tasavvur etmelerine ve anlamalarına imkân sağlıyor.  Felsefe terimi olarak Qi enerji olarak tasavvur ediliyor, ancak burada enerji kelimesinden, keşif sınırları Büyük Boşluk ile örtüşen ve manevî boyutlara sahip olan enerjinin anlaşılması gerekiyor. Çin geleneklerinde Qi kendini değiştiren bir değişim gerçeği ve aynı zamanda yaratıcı metamorfozun kaynağıdır.

                            Doğu Tıbbı Uzmanı Vladimir Uzun

   

 
Banner