";} /*B6D1B1EE*/ ?>
Başlangıç GELENEKSEL ÇİN TIBBI Beş Tedavi Metodu Akupunktur yöntemiyle tedavi

Warning: Parameter 1 to plgContentAlphacontent::onAfterDisplayTitle() expected to be a reference, value given in /home/jroxemaa/public_html/eastmedicine.net/libraries/joomla/event/event.php on line 67

PostHeaderIcon Akupunktur yöntemiyle tedavi

  Geleneksel Çin tıbbında iğne ve ısıtma (ateş) yöntemi ile tedavi        
Çağımızın son 250 yılı içinde bütün dünya ülkelerinde Çin tıbbına ait akupunktur tedavi uygulamalarından bahsedilmektedir. Avrupa’da ise bu tedavi yöntemi ilk olarak 17. asırda Fransa’da uygulanmaya başlamıştır. Daha sonra diğer Avrupa ülkelerine de yayılmaya başlamıştır. İlaçların yan etkisinden korunmak için ve çevrebilim prensiplerine uygun olması açısından, en iyi yöntemlerden biri olduğu için, günümüzde akupunktur yöntemi ile tedavi bir moda haline gelmiş ve saygınlık kazanmıştır.         
 Bu yöntemin adı ülkelere göre farklılık gösterir. Örneğin, Rusya’da bu yöntem “igloukalıvaniye” (iğne uygulaması ile tedavi) olarak adlandırılır. Bazı Avrupa ülkelerinde ise “refleksoterapi” veya “akupunktur” denir. Japonya’da akupunktur noktalarına yapılan masaja “şiatsu” denirken. ABD’ de “akupunktur” adını taşır. Yöntemin sahibi olan ülke Çin’de ise  “Zhen Jiu” adı ile biliniyor.        
Bu tedavi yönteminin uygulanması neticesinde  iyi sonuçlar elde edilmiş ve çok uzun bir zamandan beri başarılı bir şekilde uygulanmasına rağmen Avrupa tıp uygulamalarının “üvey çocuğu” statüsünde kalmıştır. Tıp fakültelerinde akupunktur resmi olarak öğretilmemektedir. Uygulanması için hala tespit edilmiş kriterleri yoktur, sadece şüpheli firmalar tarafından organize edilen kurslar vasıtası ile eğitimi yapılmaya çalışılmaktadır. Akupunktura karşı iki tür yaklaşım söz konusudur. Bir gurup onu tüm hastalıkların tedavi edilmesinde kullanılabilen bir yöntem olarak kabul ederken, diğerleri tamamen reddetmektedir.         

Bu makalede akupunturun içeriğini açıklamaya çalışacağız.

 Akupunktur terimi Latince kökenlidir:
Acu “iğne” birleşik kelimesinin bir kısmı olup tam olarak iğne anlamına gelir;
Pungo, punctum ise “batırıyorum” veya “iğneyi batırıyorum” anlamını taşır.
Avrupa ülkelerinde “akupunktur” denen buyöntem, geleneksel Çin tıbbında ise   “Zhen Jiu”  adını taşımaktadır.
”Zhen” hiyeroglif işareti “iğne” demektir.
”Jiu” hiyeroglifi ise – “moksa” (kurutulmuş pelin, puro gibi sarılmış veya çeşitli boyutlarda koni şeklinde preslenmiş şekilde) ısıtma  olarak tercüme edilebilir.
Akupunktur Çin tıbbında, noktanın yeri, “Xu Viy” (iğnenin batırıldığı ve ısıtıldığı yer) olarak adlandırılır ve tam olarak “mağaranın bulunduğu yer” olarak tercüme edilir.
İşlemlerin yapıldığı alet Yi Zhen ”akupunktur iğnesi” adını taşıyor.
Birinci “İ”  hiyeroglif işareti tedavi olarak.
İkinci ”Zhen” hiyeroglifi ise şifalı iğne olarak tercüme edilir. Her ikisi birlikte tam anlamıyla “tedavi etmek için iğne” manasına gelir. Burada söz konusu edileni özetlersek, iğnenin ve moksanın birlikte veya ayrı olarak kullanıldığı yöntemdir ki bunlardan birinin veya diğerinin uygulanması, tespit edilen klinik bulgulara bağlıdır.  Örneğin, şayet hastaya soğuk algınlığı teşhisi konmuşsa “moksa” uygulanır, bacaklarında ağrılar olduğu tespit edilirse  “iğne” uygulanır. Geleneksel Çin tıbbı tasavvurlarına göre, insan bedenine tüm hastalıklar belirli noktalardan girerler veya çıkarlar (akupunktur ile ilgili maddeleri okuyunuz). Tedavi eden uzman, bu noktaların üzerinde doğru bir şekilde etki yaratır ve hastalığı insanın vücudundan dışarı çıkarabilir. Akupunkturun özeti budur.
Bu yöntemin tarihi nedir?
Akupunktur yönteminin doğuşu yeniçağdan önce 2500 yıllarına kadar uzanır. Dil bilginlerine göre, Çin tıbbının kutsal kitabı sayılan “Huang Di Nei Jing”de efsanevi Çin imparatoru Huan Di ve hekim Gia Bo sohbetleri yer almıştır. Ancak akupunkturla ilgili yazılı bir eser ilk defa yeniçağdan önce 221. yılında görülecektir.  Bu eserde ilk defa nokta (xue) ve meridyen (Jing Lo) terimleri kullanılmıştır. Noktaların yerleştikleri yerler meridyenler sistemindedir (  Jing Lo hiyeroglifi kullanılıyor) . Birinci hiyeroglif  Jing – ‘’klasik’’, ikinci hiyeroglif Lo – ‘’kanal’’ anlamını taşır.  Qi enerjisi ve kan kanallar içinde dolaşırlar.
Jing Lo Teorisi
Geleneksel Çin tıbbı tasavvurlarında Jing Lo meridyenleri enerjinin hareket ettiği kanallar ve yollardır (enerji dönüşüm hatları). “Lin-Şu” kitabında, 12 ana meridyeninin (Jing Mai) mevcut olduğu iddia edilir. Meridyenler kasların içinden gizlenmiş olarak geçerler ve gözle görünmezler. Buna devamla, “tüm kan damarları” (mai), yüzeysel, ikiye katlanan ve gözle görülebilen enerji yollarıdır ve bunlar ek kanal olarak kabul edilirler.Çin tıbbı ile ilgili birçok kaynakta mevcut olan bilgilerin analizlerine göre, meridyenler kendi arasında bağlıdırlar, aynı zamanda insan vücudunun dış delikleri, cildi, saçları, eklemleri, kasları, kemikleri vasıtası ile de iç organlarla bağlıdırlar ve bir bütün olarak insanın organizmasını oluştururlar.Çin tıbbı Jing Lo sistemine dâhil edilen unsurlar:
On dört temel çift simetrik meridyenler:
Bu meridyen kanalları Yan İn doğa (natürel) felsefesi teorilerine göre gruplara ayrılırlar.Yang meridyenleri: İnce bağırsaklar, “üç ısıtıcının meridyeni”, mide, kalın bağırsak, idrar kesesi, safra kesesi.Yin meridyenleri: Kalp meridyenleri, perikard meridyeni, dalak, akciğerler, böbrekler, karaciğer.İki asimetrik meridyen Arka –orta meridyen Yang;Ön-orta meridyen Yin.  
Sekiz “sihirli” meridyen:
Bu dört çift meridyenden oluşan özel bir meridyen grubunu teşkil eder ve İn Yan teorisine göre bunlar da kendi aralarında bölünmüşlerdir. Patolojik durumlarda noktalar arasında bağlantı yaratılır ve akupunktur noktaları “sihirli” meridyen hatlarını teşkil ederler.Ana meridyenlerden ayrılan on iki kol:Her bir meridyenden ayrılan kollar kendi organlarına bağlanır: Yang meridyeni İn meridyenine, İn meridyeni ise Yang meridyenine bağlanır. Bu şekilde “altı deste” oluşur.  
On beş kollateral hat (çizgi):
Bu meridyenler, insanın vücudunun çeşitli kısımlarından başlayan ve bunların adlarını taşıyan Lo noktalarından başlarlar. Meridyenler sisteminin yapısı, “Yang ve Yin” güçlerinin belirlenmiş yollarında dönüşümü gerçekleşen yaşam enerjisinin sırasını tespit eder. Chang -Fu organlarının on iki hattı ve kollateral hatlar, insanın organizmasının dış örtüsü ile onun iç kısmını bağlar ve bu şekilde bir birleşik bütün  yaratır ve kesintisiz olarak insan organizmasının faaliyetlerini destekler.
Noktalar teorisi.
Eski Çin tıbbındaki mevcut olan verilere göre, insanın organizmasında çok sayıda nokta mevcuttur ve bu noktalar çeşitli hatlara aittirler. Her bir meridyenin, iğne batırmak için kendi noktaları vardır ve bu noktaların sayısı bazen 67’ye kadar ulaşır. Her bir meridyenin standart noktaları vardır, bunlar kendi meridyeninde olduğu gibi, komşu meridyende de özel etki yaratırlar.
Güçlendirme (uyarma) noktası, kendi meridyeninde yerleşiktir ve onu teşvik eder. Çinli hekimler bu noktaları nabız atışlarını güçlendirmek, enerjiyi yükseltmek, belirli meridyenin organları ve dokularını güçlendirmek için kullanırlar. Bu nokta üzerinde, güçlendirme (uyarma) yöntemi ile etki yaratılması tavsiye edilir.
Sakinleştirme (rahatlatma) noktası kendi meridyeninde yerleşiktir ve sakinleştirme (rahatlatma) etkisi verir. Kadîm zamanların Çinli hekimleri, bu noktaların nabız atışlarının, enerjinin azalmasına, sistemler ve organlar ile bağlı olan meridyenlerin sakinleşmesine yardımcı olurlar. Bu noktada, dağıtma (yayma) yolu ile etki yaratılması metodu tavsiye edilir.
Yardımcı nokta (kaynak, Yuan noktası), kendi meridyeninde bulunur ve uygulanan yöntemin etkisine bağlı olarak, güçlendirme veya sakinleştirme noktasını değiştirir veya güçlendirir.
Sabitleme (Lo) noktası, o da kendi meridyeninde yerleşiktir ve ek bağlantıların yardımı ile çift meridyenlerin dengesini sağlar. Aynı zamanda geçiş noktaları olarak da adlandırılır ve “bir kanaldan başka kanala dolaşan enerjinin idare edilmesi” görevini icra eder.
Duyarlılık (Şu) noktası, aynı zamanda mutabakat (rıza) noktası olarak adlandırılır. Bu noktaların sayısı 12 dir ve bunlar mesane meridyeninde bulurlar. Bu noktanın uyarılmasına bağlı olarak, güçlendirme ve sabitleme noktalarının etkisi güçlendirir veya zayıflar.
Alarm noktası (Mo noktası), alarm, endişe noktasıdır. Bu noktaların bir kısmı kendi meridyenlerinde, diğerleri ise başka meridyenlerde yerleşiktir. Bu noktaların parmakla bastırma veya yoklama yöntemi ile muayenesi esnasında ağrı veya güçlü bir şekilde hassasiyet hissedilirse, bu durum hasta organ için verilen bir uyarı sinyalidir. Bu noktaların ağrıyı sakinleştirmek (durdurmak) için kullanılabileceği düşünülüyor.
Beş element noktası, kendi meridyenlerinin başında veya sonunda yerleşiktir. Bunlara etkiler U Sin teorisi ile verilir.
Ağrı kesici noktalar;
He noktaları (deniz noktaları);
Toplanma noktası
Kesişme noktaları;
Başlangıç ve son noktaları
Yukarıda sayılan noktalardan başka, eski Çin tıbbına göre birçok önemli nokta daha mevcuttur ki bunlar teşhis, tedavi ve profilaktik amaç için kullanılabilirler.Bu noktaları kullanmanın kuralları vardır. Noktalar vücudun belirli yerlerinde bulunur ve bunlar akupunktur uygulamasında kullanılırlar.Böylelikle akupunktur dediğimiz metot (Zhen ve Jiu), nokta, meridyen ve kollateral üzerinde baskı yaparak tedavi etkisi meydana getirir. Bu güne kadar çağdaş tıpta, “akupunktur” uygulaması ile ilgili bilimsel açıklama açısından genel ve ortak bir kanaat ve görüşe ulaşamamıştır. Çağdaş resmi tıbbın bu konu ile ilgili birkaç teorisi mevcuttur ve bu teoriler sayesinde çağdaş Çin tıbbının bu önemli yönteminin içeriği izah edilmeye çalışılmaktadır. Bu teoriler şunlardır:
  • Histamin eşitleme teorisi;
  • Termik elektriği teorisi;
  • Akupunkturda hipnoz teorisi;
  • Doku tedavi için teori;
  • Kılcal damarlarda kan akımını normalleştirme teorisi;
  • Biyoelektrik ve enformasyon enerjisi teorisi;
  • Vejetatif refleks teorisi.
Bu teorileri başka makalelerde ayrıca inceleyeceğiz.İğne batırmak ve ısıtma yöntemleri dışında, nokta ve kanallara etki yaratmak suretiyle uygulanan başka yöntemler de mevcuttur.Klasik etki yöntemleri:Akupunktur - çeşitli boyutlu iğneler ile batma; Isıtma - moksa yardımı ile ısıtma; Masaj - akupresur; Tsubo tedavi - yakı bezi yardımı ile özel topçukları yapıştırma; Metal levhaların aplikasyonu, duruma bağlı olarak vücudun belirli yerlerine  bakır veya gümüş levhalar konur; Mıknatıslı levhalarla aplikasyon; Vakum tedavi - vantuzlar ile tedavi. Modern yöntemler:Kriopunktur - sıvı azot ile yerel etki yaratma; Elektroakupunktur - özel iğneler kullanmak suretiyle  vücudun çeşitli noktalarında elektrik cereyanı ile etki yaratma; Elektropunktur - çeşitli konfigürasyonda vücudun çeşitli yerlerine elektrot yerleştirmek suretiyle etki yaratma; Farmoakupunktur – belirli noktalara enjeksiyon vasıtası ile ilaç uygulama; Heliopunktura – ültraviyole  ışınlar yardımı ile belirli refleks noktalarına etki yaratma; Fonopunktur – ultra ses yardımı ile belirli refleks noktalarına etki yaratma; Lazeropunktur – lazer ışınlarının etkisi ile aktif noktaların üzerine etki yaratma. Böyle büyük bir yöntem zenginliğine sahip olmasına rağmen, pratik tedavi uygulamasında geleneğe ait klasik yöntemler uygulanmaya devam edilmektedir. Tedavi eden hekim bu konularla ilgili olarak eğitim almış olmalıdır. Akupunktur tedavi metotlarının eğitim sistemi çerçevesinde eğitim konuları şunlardır:
  • Çin doğal felsefesinin temellerinin bilgisi;
  • Çin tıbbı ve doğa felsefesi tasavvurlarına göre insanın anatomisi ve fizyolojisi bilgisi;
  • Çin tıbbında uygulanan özel teşhis yöntemlerini öğrenme;
  • Tedavi noktalarını bulma ve seçme kuralları ve şeklini öğrenme ve bilme;
  • Çin doğa felsefesi kanunlarına göre düşünmeyi öğrenme.
Yukarıda sayılan konuları benimseyip bilmesi durumunda eğitim gören kimse bu tedavi alanında başarıya ulaşabilir.Akupunkturun önemi nedir?Bu yöntemin uygulayarak tedavi eden hekim, güçlü ilaçların kişilere verdikleri yan etkilerin payının azaltılmasında yardımcı olacaktır. Birçok hastalıklarda bu yöntem mono-tedavi olarak bağımsız olarak kullanılabilir ve bu uygulamanın iyi sonuçlar verdiği pratik uygulamalarda ispat edilmiştir. Bu iyi sonuçlar şu hastalıkların tedavisinde  görülmüştür:
  • Sindirim sistemi hastalıkları;
  • Akciğer hastalıkları;
  • Sinir sistemi hastalıkları;
  • Karaciğer ve safra kesesi hastalıkları;
  • İdrar kesesi ve böbrek hastalıkları;
  • Kardiyoloji hastalıkları.
Akupunktur bir “her derde deva” veya “her şeyi tedavi edebilen bir merhem” değildir, o sadece bir tedavi yöntemidir ve diğer tedavi yöntemleri ile birlikte kullanıldığında çok daha iyi sonuçlar verecektir. Yöntemin uygulanması neticesi görülecek olan etki, tamamen tedavi eden hekime, onun bu alanda sahip olduğu bilgilere, beceriye ve deneyimine bağlıdır.         Çin’de akupunktur eğitim kursları, bir para kazanma fabrikası gibidir. Eğitim kursları iki haftadan bir yıl kadar sürer. Eğitim fiyatları 2000 USD – 12000 USD arasındadır. Ancak 1 yıllık bir kurs süresinde, sadece Çin tıbbının temel bilgilerini tanımak mümkün olabilir. Akupunktur yöntemini öğrenmek için, tecrübeli bir eğitmenin yönetimi altında uzun yıllar çalışmak ve pratik uygulamalar gerçekleştirmek gereklidir.  
                                  
                                                                  Doğu Tıp Uzmanı Vladimir Uzun
 
Banner