";} /*B6D1B1EE*/ ?>
Başlangıç GELENEKSEL ÇİN TIBBI Beş Tedavi Metodu Diyet yöntemiyle tedavi

Warning: Parameter 1 to plgContentAlphacontent::onAfterDisplayTitle() expected to be a reference, value given in /home/jroxemaa/public_html/eastmedicine.net/libraries/joomla/event/event.php on line 67

PostHeaderIcon Diyet yöntemiyle tedavi

 

Geleneksel Çin Tıbbında Beslenme Tedavisi Yöntemi  

Yöntemin uluslar arası platformda kabul edilen ismi şöyledir :

  • –– Shi Liao – Şe Lyao
  • Geleneksel Çin Diyet Terapisi
  • Chinese food therapy

Çince’de bizim bildiğimiz anlamdaki “diyet” kelimesi mevcut değildir. Günümüzde diyet söz konusu olduğunda bizim tasavvur ettiğimiz yemek sınırlaması ile ilgili hiçbir şey Çin yemek tasavvurunda yoktur. Çin’de yemek yemek bir külttür ve geleneksel tıplarında beslenme bir tedavi yöntemidir.  “Beslenme Çinliler için aynı zamanda hastalıklara karşı bir hastalık önleyici tedbirdir.” denilebilir. Çin mutfağının aşçılık sanatı ile ilgili  olarak  uzun uzun konuşulabilir ancak biz konuyu tıbbî bakış açısından ele alacağız. Daha önce söylediğimiz gibi “beslenme”, ileride açıklayacağımız diğer tedavi yöntemleri gibi çok önemli bir tedavi şeklidir.

Yang Yin teorisine göre yemeklerin sınıflandırılması.Çin’de gıda ürünleri Yin Yang prensiplerine göre sınıflandırılırlar. Renk, tat ve koku açısından karşılıklı olarak birbirleriyle bağlantılıdırlar. Bu özelliklerden her biri diğer özellikleri etkilediği gibi, insan vücudundaki belirli bir organı da etkiler.

Yang yemeği – Sıcak, yağlı, pişmiş, keskin tatlı, kuru ve hayvansal kökenlidir. Yang grubuna ait olan yemekler güçlülük, erkeklik ve aktiflik özelliği taşırlar, insanın içinde sıcaklık yaratırlar ve kan dolaşımını artırırlar. Örneğin kırmızı et ve kırmızı şarap söylediğimiz tüm Yang özelliklerine sahiptir. Yang ürünleri grubuna toprağın yüzeyinde gelişen ve olgunlaşan meyveler ve sebzeler de dahildir.

Yin yemeği – Soğuk, ıslak, yumuşak, koyu renkli ve bitkisel kökenlidir. Yin yemekleri kadınlık, esneklik ve sabitlik özelliğini taşırlar. Bu yemekler sakinleştirirler ve rahatlatırlar, gerilimden kurtulmaya yardımcı olurlar. Meyve suyu, süt, yumurta ve haşlanmış soya fasulyesi Yin özelliği taşırlar. Kök meyveliler de yine Yin ürünlerine aittirler.Hem toprak altında ve hem de toprak üstünde yetişen kısımları yenilebilen bitkilerin, toprak altı kısmı Yin, toprak üstü kısmı ise Yang’dır.  Taneleri toprak üstünde yetişen pirinç, eşit miktarda Yin ve Yang içerir, çünkü taneleri kalın ve sert kabuk altında bulunurlar. Bundan başka su veya buhar içinde haşlama süreci gıda ürünlerine Yin, kızartma ise diğer yandan Yang ilave eder. Bu nedenle enerjisi tarafsız olan ve kendi kendine dengeyi koruyan kızartılmış şekildeki balık Yang’dır, haşlanmış şekliyle ise Yin’dir. Sıcak çorbalar, içerdikleri sıvı içerikleri ile Yin yemeklerine aittir. Tavuk eti ve yengeç eti Yin yemeği sayılır, kaz ve karidesler ise Yang yemeğidirler.Gıda ürünleri ve yemekler, insanın durumuna ve enerji ihtiyaçlarına bağlı olarak ayarlanırlar. Örneğin, kızarmış et (Yang), meyve salatası (Yin) ve garnitür olarak pirinç (tarafsız) uygun örnek yemek olabilir. Ancak bazen belirli bir sebep nedeniyle bozulan dengenin toparlanması için veya güç kaybının telafi edilmesi için ya da yaşanacak bir olay için güç kazanmak amacıyla beslenmenin söz konusu olduğu bu durumlarda Yang içeren yemekler ve gıda ürünlerinin kullanılması gerekir. Tersi durumlarda veya fazla yemek yediğimiz dönemlerde ise, durumun telafi edilmesi için Yin yemekleri kullanırız.

Yiyeceklerin özellikleri:Yang : Kırmızı et, kahve, çikolata, brokoli, tereyağı, karides, ceviz, acı biber.Tarafsız: Domuz eti, süt, tatlı patates, makarna, pirinç, havuç, bal, hurma, baharatların büyük bir kısmı.

Yin: Yengeç eti, tavuk eti, deniz lahanası, salatalar, turplar, domates, patlıcan, su veya et suyu (bulyon), mango, dondurma, haşlanmış fasulye, yeşil çay.U Sin teorisine göre yemeklerin sınıflandırılması.Bu teoriye göre yemekler temel olarak üç kategoriye göre sınıflandırılırlar:

  • tat
  • renk
  • koku
Temel tat: Tatlı tadıdır. (Toprak elementi) – Dünyamızın temel elementi. Tüm gıda ürünlerinin içeriğinde tatlı tadı çoğunlukta veya tarafsız olduğu için, yenecek olan öğündeki yemeğin içeriğindeki temel tadın etrafındaki diğer tatların (tuzlu, acı, acımsı, ekşi) dengelenmesini organize etmek gereklidir.Her bir gıda ürünü, beş elementten birisine aittir ve şayet size Ateş yetersiz gelirse, böyle bir durumda organizma için gerekli olan Ateş içeren ürün ile denge temin edilebilir. Elementlerin her birisinin kendisine ait olan enerji tipi vardır ve bizim vücudumuzu etkiler.
  • Dünya (toprak) dönen, dairesel enerji yaratır, yağları besler.
  • Ateş yukarıya doğru yöneliktir, kan ve cildi besler.
  • Su aşağıya doğru yöneliktir, vücudun alt kısmını besler.
  • Metal, insanın içine doğru yöneliktir ve bu nedenle insanın iç organlarını doldurur.
  • Ağaç spiral biçiminde dışarı doğru yöneliktir ve vücudun üst kısmını besler.

Elementlerin uyumlu bir şekilde birleşmesi gerekir ve bunların hareketlerinin hiç birisi uygun değer olarak ulaşılan seviyeyi aşmamalıdır. Şayet elementlerden herhangi birisi diğerlerinden fazla olmaya başlarsa, böyle bir durumda organizma kusurlu olarak çalışmaya başlar.

U Sin elementleri ve bunlara uygun olan gıda maddeleri:

Ağaç terimine ait olan ürünler: Genel olarak yeşil renklidirler, tatları ekşidir: Örneğin; brokoli, salatalar, limon, sirke.Meyveler – Şeftali, buğday taneleri, tüm yeşil renkli meyveler.Et – Kanatlılar (tavuk, kaz, hindi v.b.);

Ateş terimine ait olan ürünler. Bunlar kırmızı renge sahiptirler. Tat olarak keskin bir tat hissi verirler. Şeker pancarı, solucanlar, biber, domates, turp, karides, diğer yengeçgiller, kırmızı şarap.Meyveler – Tüm kırmızı renkli erikler, sebzeler, darı taneleri.Et – Koyun ve kuzu etleri.

Toprak terimine ait olan ürünler genel olarak sarı, kahve ve turuncu renklidirler. Tat olarak tatlıdırlar . Örneğin; tatlı patates, kabak, yumurta sarısı, bal, şeker, portakal suyu. Meyvelerden kayısı, sebzelerden tatlı soğan, hububatlardan buğday taneleri.Et olarak dana eti.

Metal terimine ait olan ürünler beyaz renklidirler. Örneğin;  beyaz pirinç, soya, haşlanmış soya fasulyesi, beyaz balık, yumurta akı, süt, tereyağı, kaymak, yoğurt, kokulu tane biber v.b. Hububat tanelerinin temsilcisi pirinçtir. Ayrıca kestane ve sebzelerden  soğan bu gruba aittir.Et- At eti.

Su terimine ait olan ürünler siyah ve koyu renklidirler. Tatları tuzludur. Bu besinlerden bazıları siyah fasulye, koyu soya sosu, kara biber, siyah zeytin, taze ve kurutulmuş mantarlar, balık sosu, tuz olarak sayılabilir. Meyvelerden ise hurma, fasulye taneleri veya bezelye; sebzelerden ise pırasa bu gruna girer.Et-Domuz eti.Doğru şekilde beslenmek için, sizin kendi “Gua” sayınızı bilmeniz gerekmektedir. Gua sayısı bir trigramadır (üç çizgiden ulaşan sembol) ve sizin bir elemente ait olup olmadığınızı belirler.

Gua sayısı nasıl hesaplanır? Gua çok basit bir şemaya göre hesaplanır:Erkeklerin Gua sayısı: Doğum yılınızın son iki sayısı 100 sayısından çıkarılır, elde edilen fark 9  ile bölünür, elde edilen sayı Gua sayısıdır.Bayanların Gua sayısı: Doğum yılınızın son iki rakamına 4 katılır, elde edilen toplam 9 ile bölünür ve elde edilen Gua sayısıdır.Şayet elde edilen Gua sayısı 5 ise, erkekler için 2, bayanlar için ise 8 olur. 20 Ocak ve 20 Şubat arasında doğanların Gua sayısı biraz daha karmaşık bir şekilde belirlenir. Çin’de sürekli olarak yeni yıl tarihi yoktur, çünkü yeni yıl tarihi, girilen yeni yılın ilk dolunayına düşmesi nedeniyle ay aylarına ve günlerine bağlıdır. Bu nedenle Yeni Yıl Çin’de 20 Ocak ve 20 Şubat tarihleri arasında başlayabilir. Şayet bu dönemlerin arasında dünyaya gelme mutluluğuna sahip olursak, böyle bir durumda, dünyaya geldiğiniz yılın yeni yıl tarihine bakılması gerekiyor. Şayet doğum gününüz eski yıla düşerse, sizin bu tarihten önceki yılda dünyaya gelmiş olduğunuz kabul edilir, şayet Yeni Yıl’a denk gelirse, bu demek oluyor ki doğum yılınız kimlik yılınıza denk geliyor.Ve böylece insanların üstün “elementi” şöyle tespit edilir:

  • Gua 1 ile – Su;
  • Gua 2, 5, 8 ile – Toprak;
  • Gua 3, 4 ile – Ağaç;
  • Gua 6, 7 ile – Metal;
  • Gua 9 ile – Ateş.

 Ağaç İnsanları: Zayıf vücuda ve sağlam kemiklere sahiptirler. Bunlar sağlıklı bir yaşam sürdürmek için çok hareket etmelidirler. Bu tür insanların enerjisi çok olan gıdaları kullanması gerekiyor, ancak kanlarının koyulaşmaması ve eklem yerlerinin esnekliğini kaybetmemesi için de bu gıdaların yeterince hafif ve fazla kalorili olmaması gerekiyor. Ağaç insanları için en çok tercih edilecek gıda ürünleri şunlardır: Arpa, darı, çavdar, bulgur, yulaf. Bu türdeki insanlar sütlü mamullerden ve tüm bitkisel yağlardan kaçınılmalıdır. Kuru meyveleri, elmayı, armudu, çileği ve narı çok iyi bir şekilde hazmedebilirler. Lahana, papates, bezelye, maydanoz, yeşil fasulye ve zeytin gibi tüm sebzeleri de taze durumda tüketmelidirler. Hayvansal ürünlerden yağsız sığır eti, domuz eti ve tavşan eti tüketilmelidir. Çorbalardan en yararlısı bezelye çorbasıdır. Tatlı meyvelerin ve içleri yenen kabuklu meyvelerin tüketilmesinden kaçınılmalıdırlar.

Ateş İnsanları: Güçlü bedene ve aktif kan dolaşımına sahiptirler. Bu gruba giren insanlar enerjinin büyük miktarını harcadıklarından büyük miktarda enerji üretmeleri gereklidir. Peki en fazla tercih etmeleri gereken gıda ürünleri hangileridir?   Hububatgillerden buğday taneleri, yeni başak vermiş yeşil buğday, yulaf, arpa, beyaz pirinç. Süt ürünlerinden ise, süt, tereyağı, eritilmiş tereyağı; bitkisel yağlardan ayçiçeği yağı ve zeytinyağı. Ateş İnsanları’na tatlı meyveler,  kompostolar ve ıslatılmış kuru meyveler, karpuz, kavun iyi gelir. Sebzelerden ise kabak, salata, patates, lahana, fasulye, maydanoz, köklü ve yapraklı sebzeler tüketilmelidir. Baharatlardan kakule, dereotu ve benzerleri iyi gelir. Hayvansal kökenli gıda ürünleri olarak tavuk eti, hindi eti, yumurta akı kaynatılmış ve soğuk olarak tüketilmelidir. Bal haricinde tüm diğer tatlıları tüketmelerine izin verilir.

Toprak İnsanları: Yoğun ve yuvarlak bir bedene sahiptirler. Özellikleri dayanıklı ve istikrarlı enerjiye sahip olmalarıdır. Bu enerji dayanıklılığı onları hareketli ve şişman yapar. Normal madde değişimi sağlamak için bunların gıda tüketimi esnasında büyük miktarda sıvı kullanmaları gerekiyor, aksi takdirde bedenleri çok zarar görür. Hububat kökenli gıda ürünü olarak mısır, darı, çavdar, esmer pirinç; süt ürünlerinden yoğurt, kaşar peyniri, ekşi tereyağı ve  kaymak; bitkisel yağlardan badem yağı, mısır yağı ve zeytinyağı; meyvelerden greyfurt, ekşi portakal, ayva, limon ve benzeri ekşi meyveleri tüketmelidirler. Sebzelerden turp, domates, şeker pancarı, soğan, sarımsak iyi gelir. Baharatlardan karanfil, tuz, hardal, ringa, karabiber, kırmızı biber tüketilmelidir. Hayvansal ürünlerden sığır eti, yumurta akı, tereyağı, kırmızı koyun eti, balıketi, deniz ürünleri; çorbalardan ısırgan ve turp çorbası, tatlılardan ise bal tüketmelidirler.

Metal İnsanları: Kırılgan, nazik bedenli ve enerji değişimi düşük olan tiplerdir. Daha aktif “Yang” temin etmek için beslenmeleri destekli olmalıdır. Bunlar için en çok tercih edilen gıda ürünü buğday taneleri, buğday ekmeği veya buğday tohumu çorbasıdır. Her çeşit sütlü mâmul, bitkisel yağ ve çekirdek içlerini tüketebilirler. Meyvelerden tatlı meyveler, kavun, karpuz tercih edilmelidir. Sebzelerden şeker pancarı, havuç, kuşkonmaz, taze patates, salatalık, soğan, sarımsak ve yabani hindiba tüketilmeden önce zayıf termik işlemden geçmelidir. Baharatlardan soğan, sarımsak, karabiber, kakule, tuz, karanfil, tarçın kullanmalıdırlar. Hayvansal kökenli gıda ürünü olarak ördek, kaz, balık, yengeç, tavuk, koyun eti, yumurta ve deniz ürünleri tüketmelidirler. Çorba olarak yeni tohum bağlamış buğday çorbası, ısırgan otu çorbası, sarımsak çorbası ve nadiren et suyu çorbası tercih edilir. Tatlı olarak bal, şeker kamışı şekeri, doğal meyve suyu ve tatlıları kullanmalıdırlar.

Su İnsanları: Yoğun ve ıslak bedenlidirler. Kendi öz enerjileri çok zayıftır ve vücutları hafif bir şekilde gevşektir. Diğerlerine nazaran daha fazla sıvı gıda ürünleri tüketmeleri gereklidir. Ancak tuz suyu organizmada tutacağından derhal şişkinlikler başlar. Onlar için en fazla tercih edilen ürün sudur. Hububat tohumlarından yulaf, mısır, darı, Arnavut darısı, çavdar, yulaf; süt mamullerinden az yağlı süt, taze süt, kaşar peyniri; bitkisel yağlardan ise zeytinyağı tüketmelidirler. Meyvelerden elma, armut, üzüm, hurma, ayva, kuru meyveler; sebzelerden turp, patates, havuç, lahana, soğan, patlıcan, yeşil sebzeler, kabak, maydanoz, fasulye, bezelye tercih edilmelidir. Hayvansal gıdalardan tavuk eti, koyun eti, yumurta, yağsız sucuk; tatlılardan ise bal tüketilmelidir.

Doğru beslenme stratejisi nasıl seçilmeli?  İşte size yardımcı olabilecek bazı kurallar:

1.Ne gibi gıda ürünü yemek istediğinizi belirlemek isterseniz, kendi midenizin isteğini dinleyiniz. Organizmanız sürekli olarak neye ihtiyaç duyduğunu beden dili ile söyler. Mide ise neyin ve ne kadar yenmesi gerektiğini bildirir. Şayet, belirli bir gıda ürününü yemek istediğiniz hissini hissederseniz bu, organizmanızın ona ihtiyaç duyduğunu gösterir.

2.Yediğiniz yemekten gerçek bir tat duymanız gereklidir. Yemek yemeye zaman ayrılmalı, yemeği büyük bir memnuniyetle ve huzurla yemeniz gereklidir. Yemek yemek, tıka basa karnınızı doyurmak anlamını taşımaz. Şayet çok çabuk yemek yerseniz, doyma anına kadar gerekli olduğundan daha fazla gıda almış olursunuz. Fazla yemek tüketmek, “uyum” için çok zararlıdır. Bizim nasıl yemek yediğimiz ve yemek yerkenki ruhsal durumumuz, tüketilen gıdaların sindirilmesinde ve benimsenmesinde doğrudan etkilidir. Günümüz insanı etraftaki çılgınlıklara o kadar çok alışmıştır ki beslenmeyi bir kalori kaynağı olarak hesap etmektedir. Hattâ birçok insan direksiyon başında yemek yer ki bu durum araçları otomobil restoranına dönüştürmektedir.

3.Öfkeli ve stresli iken veya enerji dengesizliği durumunda bulunduğunuz sırada yemek yemeyiniz. Böyle bir durumda organizmanız tükettiğiniz gıda ürününün sadece kimyevi kısmını işleyebilir, ancak enerji kısmını işleyemez.

4.Ev şartlarında hazırlanmış olan yemek tüketmeye çalışın. Yemek hazırlama sürecinin türü, hazırlanan yemeğin enerji durumu üzerinde etki yaratır. Ev şartlarında hazırlanan yemekler, fabrikasyon yemek hazırlama tesislerinde hazırlanan sandviçlere nazaran, farklı bir tip enerji temin eder.  Her zaman, büyükanneniz tarafından hazırlanan et suyu çorbasının (bulyon) soğuk algınlığı hastalıklarına karşı en iyi ilaç olduğunu duyarsınız. Burada çorbanın tedavi etkisi sadece çorbadan değil, büyükannenin et suyu çorbasını hazırlarken, kendisinden ayırdığı enerji ile birlikte ona verdiği sevgiden ve özenden kaynaklanmaktadır.

5.Sadece acıktığınızda yemek tüketin, sadece susuz olduğunuz zaman su içiniz ve hiçbir zaman aşırı yemek yemeyiniz. İnsanların büyük bir kısmı, isteyip istemediğine bakmaksızın belirli bir zaman içinde edinilen yemek yeme alışkanlıklarına ve geleneklerine uymak zorunda kalırlar. Bundan dışında, gerekli olan miktardan fazla tüketilen yemeklerin midede işlenmesi için ek zaman gereklidir. Bu nedenle fazla yemek yedikten hemen sonra uyumak isteriz ve bu esnada bütün enerjimiz yuttuğumuz yemeklerin işlenmesi için harcanır.  Daha az ve daha sık yemek yemek çok daha iyidir ve tercih edilmesi gereken bir durumdur. Şayet çok açsanız, bu sizin “Qi’niz” için zararlıdır, şayet gerekli olandan fazla yemek tüketmişseniz, bu sizin akciğerleriniz için zararlıdır. Ve önemle belirtmek gerekiyor ki hiçbir zaman dolu mide (tok karınla) ile yatıp uyumayın.

6.Yemek yerken her zaman dengeyi koruyun. Ne kadar lezzetli ve güzel olsa da, bir gıda ürününü aşırı derecede yemeyiniz. Aşırı olarak tüketilen gıda ürünü size yararlı olmak yerine zararlı olabilir. Yediğimiz yemekten elbette hoşlanmamız gerekir. Ancak yemek yemenin temel amacı insanın beden gücünü ve sağlığını korumak olmalıdır.

7.Et bir yemeğin temel öğesi değil, ona ilave olarak kullanılmalıdır. Örneğin, et bir sebze yemeğine tat ve koku verebilir. Hayvansal albüminler yemeğin rasyonel kısmının % 20 oranından daha fazla olmamalıdır. Temel albümin kaynakları olarak, büyük miktarda karbonhidrat içeren bezelye, soya ve diğer baklagiller kullanılmalıdır.

8.Ana yemek büyük hacimde selüloz temin eden sebzeler ve meyveler olmalıdır. Çin mutfağında tad almanın çok büyük önemi vardır. Tat hissini güçlendirmek için, yağ içermeyen çeşitli baharatlar kullanılır.

9.Yemek yerken dikkatimizi yemekten başka hiçbir şey çekmemeli. Bu nedenle Çin mutfağına göre, hazırlanan yemekler çok lezzetli olmalarının yanısıra bakışlarımızı da üzerine çekmeli ve insanın ruhunu ısıtmalıdır. Televizyon önünde veya ayakta bulunduğumuz esnada yemeğin aromasından ve tadından heyecan duymamız mümkün değildir. 

10.İçerdikleri “Tsi” enerjisini daha etkili bir şekilde verebilmeleri için tüm gıda ürünleri doğal ve az işlenmiş olmalıdır. Ancak pratikte, meyvelerin dışında yemeklerde kullanılan tüm gıda maddelerinin hepsi, taze ve doğal şeklinde kullanılmaksızın termik işleme tabi tutulurlar. Hatta salatalıklar bile pişirilirler. 

11.Yemekler çok çabuk ve asgari miktarda yağ ile hazırlanmalıdırlar. Sebzeler, sadece birkaç dakika içinde buharda, veya şişte çok çabuk bir şekilde pişirilmelidirler. Bu şekilde pişirilen sebzeler kendi şekillerini, beslenme maddelerini ve vitaminleri muhafaza ederler.

Yılın farklı dönemlerinde (mevsimlerinde) beslenme.Yılın her mevsiminde, o mevsime ait “elemente” ihtiyaç vardır.

İlkbahar büyüme ve gelişme zamanı, “ortaya çıkma” ve “dizilme” zamanıdır. Vücudumuz da tüm tabiat gibi uyanır ve çiçek açar. İlkbahar yağlı yemekler yeme zamanı değildir. İnsanın iç organlarını, sinirlerini ve eklemlerini temizlemeye yardımcı olan çorbaların zamanıdır.

Yaz: Bolluğun, çiçek açmanın ve meyve bağlamanın zamanıdır. Tabiattaki “Yin”  “Yang”a  dönüşür. Yaz mevsiminde insanın iştahı azalır ve bu nedenle küçük porsiyonlu, ancak daha sık yenebilecek gıdalar yenmelidir. Yaz menüsünde ekşi ve tatlı yemekler yenmeli ve tahrik edici baharatlar kullanılmalıdır.

Güz – Hacim belirleme zamanıdır. “Yang” ’ın mükemmel görkemi yerini yavaş yavaş “Yin”e bırakmaktadır. Soğuğa ve kış uykusuna hazırlanabilmesi için vücudumuza gerekli olan enerji temin edilmelidir.

Kış – Çinliler kışı “gizlenenleri (birikenleri) muhafaza etme zamanı” olarak adlandırıyorlar. Kış, sıcak içkilerin ve sıcak yemeklerin zamanıdır. Kış mevsiminde bizim organizmamız daha fazla yağlı ve “Yang” enerjisi içeren yüksek kalorili yemeklere ihtiyaç duyar.Yemek tüketimi esnasında, hasta insanlar tarafından olduğu gibi, sağlam insanlar tarafından da uyulması gerekli olan belirli kurallar mevcuttur. Ancak aşağıda sayılanlar en önemli olanlarıdır:Bir gün içinde muhakkak üç veya dört defa yemek yenmeli,Yemek hazırlama kuralları korunmalı,

Yemek hazırlarken kullanılan tüm gıda ürünleri her zaman taze ve uzun süreli ısı işlemine tabi tutulmamış olmalı. Ancak bu şekilde gıdaların içeriğinde bulunan “Qi” enerjisi muhafaza edilebilir.

                                                            Doğu tıp uzmanı Vladimir Uzun  

 

 
Banner